En ince ayrıntılarına dek büyük bir özen ve dikkatle izlemiş bulunduğum bu çizgifilm, benim psikolojimde derin yaralar bırakmıştır... :) Anlatayım, bakın sizler de bana hak vereceksiniz...
Georgie adlı kızımızın babası aslında sürgün bir vatandaştır... Ve o dönemde "sürgün" olmak suçların en büyüğüdür... Kızının bu lekeyle yaşayamayağını bilen babası onu bir aileye evlatlık olarak bırakır...
İşte Georgie'nin hiç bilmediği geçmişi böylece ardında kalır, ve o hayatını evlatlık alındığı bu ailede devam ettirmeye başlar...

Fakat evin annesi
Georgie'yi katiyetle kabullenmez... Seneler geçtikçe de ona olan tavrı daha da keskinleşir...
Oğullarının
Georgie'ye olan düşkünlüğünün bir gün onları düşman edeceğinin farkındadır, ve oğulları için çok endişelenmektedir...
Georgie büyüdükçe güzelleşir, büyüdükçe güzelleşir... Ve evin büyük oğlu Abel, artık ona karşı duygularını dizginleyememektedir...
Sırf Georgie'den uzaklaşmak, onu unutmak için denizci olmaya karar verir, ve evden ayrılır...
Fakat 1 sene sonra döndüğünde onu asla unutamayacağını anlar ve ona açılmaya karar verir...
Abel bu duygu karmaşasında boğuşurken, zavallı Arthur'un da durumu aslında pek iç açıcı değildir...

Abel'ın Georgie'ye karşı duygularını bile bile kendi aşkını içinde yaşamaya devam eder...
Oğullarının dönüşü olmayan bir çıkmaza girdiğinin farkına varan anneleri, bir gün Georgie'ye aslında onların kızı olmadığını ona haykırır ve döve döve evden kovar...
Fakat kendinden geçen Georgie, bu kadar acıya katlanamaz, kendini nehire atar, ve intihara kalkışır... Ama Arthur onu boğulmaktan son anda kurtarır...
Georgie ateşler içinde bir yanar, bir titrerken, evde onu ısıtacak tek bir odun olmadığı için Arthur çırılçıplak soyunur, ve yine çırılçığlak Georgie'yi bedeninin ve kalbinin aşkıyla ısıtır :) (Ayyyy bunu izlerken çok utanmıştım! Ama yine de izlemişim bakın! :)

İyileşen Georgie'yi görmeye ilk Abel gelir, ve ona olan tüm duygularını itiraf eder ve onla evlenmek istediğini söyler... Ve onu öper..! Ne yapacağını şaşıran Georgie, kimselere bir şey söylemeden aldığı bu darbeyle evi terk eder... Ve aslında aşık olduğu adam
Lowell'a kavuşabilmek için denizci bir erkek kılığına girip şehri terk eder...
Georgie'ye yaptıklarından dolayı 2 genç annelerini asla affetmez... Hatta Abel evi terk eder...
Bu acıyı kaldıramayan anneleri, yaptıklarından pişman yataklara düşer, ve kısa süre sonra da ölür...
Fakat hikayemizin sonu seyirciyi pek de tatmin edici bitmez...
Georgie Lowell'ı bulur, hatta bir gün banyodan sonra bornozlu haliyle muhteşem vücuduyla karşımıza çıkan Lowell, bizleri olduğu gibi Georgie'yi de kendinde geçirir, ve oracıkta birbirlerine sahip olurlar... :) (+18 bir çizgifilmdi, tamam kabul ediyorum:)
Çok zengin ve soylu olan Lowell, Georgie için evini terk eder, fakat ciğerlerinden hasta olduğu için Georgie onu yaşatmak uğruna ondan vazgeçer ve Lowell ömrü boyunca Georgie'yi sevse de, terk edişinden ötürü ondan nefret eder...
Ve bizim sevgili Georgie'miz "sözde" abilerinin yanına geri döner, ve sonsuza dek onlarla "kardeş kardeş" yaşar...
Valla bu anime'yi izlemediyseniz cidden çok şey kaybetmişsiniz, ne diyeyim... :)
Değme dizilere taş çıkartır içindeki entrikalarla! :)
Valla nedendir bilmem (!) benim en sevdiğim çizgfimlerdendi...
Siz de sever miydiniz... :)
